18 Nisan 2011 Pazartesi

2. Gün (Assos-Akçay)








Sabah uyandığımızda hava bulutlu ancak mükemmeldi. Ateşi tekrar yakmamız kolay oldu. Taylor ve Alex ızgarada sucuk kızartırken ben de kamp ocağımda çay ve kahve ile ilgilendim. Kahvaltıdan sonra toparlandık. İletişim bilgilerimizi paylaşıp tekrar görüşmeyi umarak yola koyulduk. 5,5 km. süren Sokakağzı'ndan anayola çıkan lanet yokuş boyunca bisikleti iterek ilerledim. Behramkale'den geçip Küçükkuyu'ya kadar devam ettim. Küçükkuyu'da sahilde bir çay bahçesinde yediğim gözlemenin tadı hala damağımda..
Şehir merkezine gelene kadar kekik kokusu ve zeytin bahçelerinin arasından bir iki köpek karşılaşması dışında çok eğlenceli bir yol katettim. Şehir merkezine ulaştığımda aslında Pazartesi beklediğim yağmur yağmaya başladı. Kıyafetlerimi değiştirmek için durdum.Yağmur geçirmez pantolon ve eldivenlerimi giydim. Akçaya kadar 30 km. daha vardı ve saat 7ye geliyordu. Karanlığa kalacağım için far ve flaşörleri de takıp çalıştırdım. Yoldayken yağmur giderek şiddetlendi. Tabi buna ülkemin boktan yollarında biriken su birikintilerini üzerime fışkırtan kamyonları da ekleyince tamamen su içinde kaldım. Aslında kıyafetlerim gerçekten iyi. Northface bu konuda bir numara. Yağmurluklar kuru kalmanızı sağlıyor ancak yoğun yağışta su kaydırma özelliği işe yaramamaya başlıyor ve üzerinizde biriken su rüzgarla birlikte soğuyup sizi üşütmeye başlıyor, özellikle de elleriniz..
Akçaya kadar karşıdan esen rüzgar ve yağmur beni oldukça hırpaladı. Karnım çok açtı. saat 9 buçuk gibi bir otel buldum. Eşyalarımı yerleştirip gidip yiyecek birşeyler buldum. Hava raporu yarın için de yağış gösteriyor. Sağanak olmamasını umuyorum. SAnırım yarın da otelde kalıp biraz kendimi toparlayacağım.

İkinci gün:
Gidilen yol: 72.45 km
Maximum hız: 53.27 km/h
Bisiklet üzerinde geçen zaman: 6.38 saat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder